3/40 Hicaz Hümayun Makamı ”Dinle”

Ezgiler birikir mi gönlümüzde yoksa hemen silinir mi öteki bir diğeri gelince? Bir şarkının sözlerini unuttuğumuz halde melodisi nasıl kalır hafızamızda. ”Dinle” serimizin üçüncü makamı Hicaz oldu. Geldi Hicaz’ın da Hümayun’un da durdu. Her zamanki gibi makamın özelliklerine değinip öyle başlayacağım, bu makamdan gönlüme yazılanları anlatmaya.

Durağı: Dügah perdesidir.

Seyri: Çıkıcı – inicidir. Bazen çıkıcı olarak kullanılmıştır.

Dizisi: Yerinde Hicaz dörtlüsüne, Neva’da Buselik beşlisinin eklenmesiyle meydana gelmiştir. (Hicaz dörtlüsü + 4. derecede Buselik beşlisi)

Hicaz Hümayun makamı dizisi:

Güçlüsü: Hicaz dörtlüsü ile Buselik beşlisinin ek yerindeki Neva perdesidir. Üzerinde Buselik çeşnili yarım karar yapılır.

Asma Karar Perdeleri: Hicaz dörtlüsünün, karar perdesinin bir Tanini altında, Nikriz beşlisinin teşekkül ettiğini biliyoruz. İşte Hicaz seyri sırasında zaman zaman Rast perdesine düşülür ki, burada meydana gelen çeşni Nikriz çeşnisidir. Hicaz makamında,yerinde Nikriz’li asma karar önemlidir. Ayrıca Nim Hicaz ve Dik Kürdi perdelerinde herhangi bir çeşni teşekkül etmediği halde asma karar yapılır ki, bu iki perdedeki asma karar da çok önemli olup, makama kişiliğini kazandırır.

Bunlardan başka bütün Hicaz çeşitleri için geçerli olan bir durum vardır. Bütün Hicaz çeşitleri kendi seyirleri sırasında mutlaka birbirlerine geçki yaparlar. Aileden birinin güçlüsü, öteki Hicaz çeşidi için asma karar perdesi olur. Mesela Hümayun makamının güçlüsü Neva perdesidir. Fakat öteki Hicaz çeşitlerinin, yarım karar yeri olan güçlü perdeleri, Hümayun’da asma karar perdesi olarak kullanılır. Bunları sıralarsak Neva’da Rast’lı, Hüseyni’de Uşşak’lı ve çok az olmakla beraber Hüseyni’de Hicaz’lı asma kararlar, Hümayun’da yapılır.

Hicaz Hümayun makamında asma karar perdeleri:

Donanımı: Si için bakiye bemolü, do için bakiye diyezi donanıma yazılır.

Perde İsimleri: Dügah, Dik Kürdi, Nim Hicaz, Neva, Hüseyni, Acem, Gerdaniye ve Muhayyer’dir.

Yeden’i: Rast perdesidir. Bazen bakiye diyezli sol, Nim Zirgule perdesi kullanılmıştır.

Genişlemesi:Hümayun makamı genellikle tiz taraftan genişlemiştir. Bu genişleme için iki durum söz konusudur.

1-) Durak perdesi üzerinde bulunan Hicaz dörtlüsü, simetrik olarak tiz durağın üst tarafına göçürülür. Bu durumda, Neva perdesi üzerinde, üst tarafında Hicaz dörtlüsü bulunan Buselik dizisi meydana gelir. Yani simetrik genişleme yaptığımız halde, aynı zamanda yeni dizi oluşturma tarzında bir genişleme yapmış oluyoruz. Meydana gelen Buselik dizisi, ikinci şekil Buselik dizisidir.

Hicaz Hümayun makamı genişlemesi-1:

2-) Neva üzerindeki Buselik beşlisi, Muhayyer’de Kürdi dörtlüsü eklenmesiyle Neva’da birinci şekil Buselik dizisi halinde uzatılır.

Hicaz Hümayun makamı genişlemesi-2:

Hemen hatırlatalım ki, bu genişlemelerde Muhayyer perdesinde kalış yapılmaz.

3-) Çok nadir olarak pest taraftan da iki şekilde genişleme yapıldığı bazı klasik eserlerde görülüyor.

3-A: Yegah perdesinde bir Rast beşlisi getirilir. Bu durumda Yegah perdesinde bir Basit Suz’nak dizisi meydana gelir.

Hicaz Hümayun makamı genişlemesi-3a:

3-B: Yine nadir olmakla birlikte Yegah perdesine Nikriz beşlisi, Hüseyni Aşiran perdesine Hicaz dörtlüsü getirilerek genişletilir. Yegah perdesine Nikriz beşlisi getirilerek yapılan genişleme sonucu Yegah’da bir Nev-eser makamı dizisi meydana gelir.

Hicaz Hümayun makamı genişlemesi-3b:

Seyir: Durak veya güçlü civarından seyre başlanır. Dizinin iki tarafında karışık gezinilip, güçlü Neva perdesinde yarım karar yapılır. Bu arada gerekli yerlerde, gereken asma kararlar da gösterilir. Nihayet bütün dizide ve istenirse genişlemiş kısımda dolaştıktan sonra, Dügah perdesinde Hicaz çeşnisiyle tam karar yapılır.

Not: Diğer Hicaz çeşitlerine de geçkiler yapılacağını tekrar hatırlatalım.

DİNLE

Ellerinde olan ne var, sana seni eklesek senden seni çıkarsak ne kalır geride?

Belki sadece belki baştan ayağa örtünmüşsündür bir acziyet örtüsü ile.

”Sen”den kurtuluş mudur çaresi bu acziyetin.

Artık vakti gelmedi mi üzerindeki tozlardan silkinmenin.

İnsan unutuyor ve insan en çok da hatırlamaya mahkum oluyor. Özgürce unutup, hatırlamaya esir olarak yaşıyor. Her bir dert tutuyor omuzlarından silkiyor insanı. Hatırlıyor bir aynada acziyetini görünce, esas sırrını aldığı nefeslerin, aldığı nefse bile hükmedemeyişinin. Yola öyle devam ediyor.

Her adımda yeniden unutuyor ,tozlanıyor, yeniden silkeleniyor ve hatırlıyor.

Bu döngü bir baş dönmesi haline geliyor bir müddet sonra hatırlamaya mahkum olmak ağır geliyor, kibirden dikilmiş ışıltılı bir libas giymeye hazırlanan insana. Ben diyor ,ben kurtuldum bu sıkıntıdan.Kimse esir edemez benliğimi.

Kibrine esir olduğunun farkında olmadan kendini hürriyet kavgasında sanıyor. Sesinin billurluğuna inanan bir karga gibi bülbüle yarışa koyuluyor. Tevazuyu yolda giderken satmış üç akçe parasına bir yetime. Paraya ihtiyacı olmadığı halde.

Dinle!

Sen hem o tevazuyu satan hem de alansın. Yaşamak böyledir biraz biraz rüzgar olursun biraz dalga. Kimi zaman eser kimi zaman dinersin. Bu çiçeği koklayanan da sensin, koklanan o çiçek de sensin. Var olan her zerre ile iç içe bir denge halindesin. Yağan yağmur da sen olduğun gibi ıslanan toprak da sensin. Batan kamer doğan şems de sensin…. bu liste uzayıp gider de böyle. Hani o aynaya baktığında hatırladığı sır var ya. Belki tüm bunlar gizlidir o sırda

Dinle!

Benlik denen o simsiyah örtü ile perdeleyip gözlerini, biricik olduğunu düşünerek mi geçireceksin senin için ne kadar olduğu belli olmayan saniyeleri. Yoksa yırtıp o perdeleri,kurtulup esaretinden kimliğinin, tevazun ellerinde, bir mi olacaksın kainatın her zerresi ile ?

Dinle!
Tutunduk hicazın ellerine

Serdik hümayundan bir kilim önümüze

Peşrevi  ile  düştük  yola

Durduk gönlünüzün kapısında

Sazlarımızın  t’ellerinde

Tevazu hediyesi ile.

Kabul eyleye…

Düşler ülkesinden bir kaza sonucu sevgisiz insanlarla dolu dünyanıza düstüm. Kim oldugumu sorarsanız "Biraz rüzgarım biraz dalga" şairin dediği gibi. Aslında belki kendimi arıyorum ben de burda. Yaşım konusunda da farklı düşünceler var ama ben hepinizle akranım. Burdan çoğu zaman düşler ülkesine olan özlemini paylaşıyorum sizlerle. Herşeyin yeterince gerçek olduğu bu dünyada biraz da olsa hayallerimize sahip çıkalım ne dersiniz ? Unutmayın insan kardeşlerim: "İnsan Sevgi İle Yaşar "

6 Comments

  1. Bilgilendirme kısmı biraz meraklısı için aslında. Ve tabi Türk müziği makamlarının bir disiplini olduğunu göstermek için. Ama benim bu seride esas niyetim. Her bir makamın insan ruhunu nerelere götürdüğün dair etkiler. Bu yazıdan yola çıkarsak hicaz insana alçak gönüllüğüğü anlatıyor örneğin hiç bir söze gerek olmadan. Ben de kendi yorumumla bu kıymetli kültürümüzü aktarmaya çalışıyorum.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

Blog Kategorisinde Son Yazılar

İki Güzel Dosta

yılımız şerefine… Kendi yazdığın bir kitaptır hayat, hayatının her yeni evresi kitabın

Ben Toprakla Oynadım!

Toprak ihtiyaçlarımız için her zaman önemli olacak. Ama insanlar zamanla toprağın önemli