maske

Yayında – Yapımda Emeği Geçen Herkes Maske Takmalı

Televizyon kanallarında insanlar; profesörler, uzmanlar, kısacası işin ehli kimseler herhangi bir konuyu konuşmak için bir araya geliyor. Tabi bazen işin uzmanı olmayan komplo teorisi üreten insanları da çıkarıyorlar ama konumuz bu değil. Konumuz herkesin maske takması gerekliliği. Günümüzde koronavirüs şartları altında da bu tv programları yapılmaya devam ediyor. Hem bu virüs konusunda, hem politik konularda hem de daha nice konuda. Lakin toplanan bu 4-6 kişiden (ve sunucu da) maske takmıyor!

Sağlık çalışanları, hekimler, sağlık bakanı ve işin ciddiyetine varmış nice insan, halkımızı bu konuda, maske takma konusunda sürekli uyarıyor. Ama maalesef milletimin bazı şeyleri anlamasını sağlamak gitgide daha zorlaşıyor. Ve maalesef uyarı yetmiyor. Tabir yerindeyse bazı şeyleri milletimizin gözüne gözüne sokmak lazım ki bari öyle görüp uygulasın, önemini kavrasın. Haaaa desin, bak bu tv’de konuşan insanlar da maske takıyor, demek ki iş o kadar ciddi desinler.

Fakat hala bu seviyeye ulaşabilmiş değiliz. Hala insanlar maskeyi ya çenesine takıyor ya da burnunu kapatmadan takmaya devam ediyor. Uyarınca sanane kardeşim, al işte taktım, oldu mu diyor.

Spor programlarından örnek vereyim. Tanıdığımız yorumcular, sunucu dahil 3-4 kişi bir arada bu programlarda konuşuyorlar. Aralarındaki mesafe az. E bu insanların da takması gerekmiyor mu?

1 ya da 2 kişiyi geçen tüm programlarda bu insanların maske takması lazım.

Bu tv programlarını izleyen insanımız, çevresine geliyor, oralarda öğrendiklerini anlatmaya çalışıyor yalan-yanlış. Biraz da akademik konuşulduğu için tam anlaşılmayan şeyleri çevresine yarım yamalak anlatarak yayıyor. İşte bu insanlar da bilgi kirliliğine sebep oluyor. Ama nedense her programda vurgulanması gereken pandemi önlemleri meselesi, hem yeterince gündem oluşturmuyor hem de bu çevresine anlatanlar hiç maske – mesafe konusuna değinmiyor. Sürekli bir hasta sayısı, vefat sayısı, yatak kapasitesi durumu hakkında konuşanlar var.

Hala hastanede koronavirüs dolayısıyla yatan hastalarını ziyarete gitmeye çalışanlar, refakatçi olarak girmeye çalışanlar var. Evet anlıyoruz, durum zor. Lakin soruyorum, o odaya girince sana bulaşmayacağının garantisini kim verebilir? Sonra onlarca insana bulaştırmayacağın ne malum?

Hala hasta ziyareti yapıp da oradan kapanlar var. Elbet saygı-sevgi önemli ama maske-mesafe daha önemli.

Hep sorunları söyledim ama durum bu. Bir gazete sayfası dile gelip demiş ya, insanı düzeltirsen dünyayı düzeltirsin, burada da durum işte bu.

Kitap okumayı seven ve bu devirde herkesin kendine göre haklı olduğuna inanan bir şahısım. Çağ deviren fikirler üretmeye tekrar başlamamız gerektiğine inanırım. Ne demiş atalarımız: Önce eğitim!

Yorum bırakın

Your email address will not be published.

Eleştiri Kategorisinde Son Yazılar

PISA Testi ve Türkiye

PISA (Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı) denilen değerlendirme testi, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından; öğrencilerin