çocuklar ve tablet

Çocukluğumu Elimden Almayın

1

Son dönemlerde yayınlanan bir reklamla başlamak istiyorum bu yazıya. Eminim birçoğumuz görmüştür. Hani şu yaşı küçük ama tarzı olan çocukların olduğu reklam. Reklamın etikliğini tartışmak değil amacım. Üzerinde durmak istediğim şey çocukların son durumu. Onların geldiği ya da zorla getirildiği nokta. Çocukluk hayal gücünün doruk noktalarda olduğu bir zamanken, özgürlüklerini sonuna kadar yaşamaları gereken en güzel, en önemli zamanken onları eve hapsetmemiz yetmezmiş gibi bir de ellerine birer tablet ya da telefon vermemiz ne kadar doğru acaba ?

Ebeveynlerin sussun, başımızı ağrıtmasın da ne yaparsa yapsın bakış açısı yüzünden çocukluklarını yaşamayan ya da yaşayamayan çocukların sonu ne olacak cocuklar ve tabletaçıkçası merak ediyorum. Eve su almak için bile gitmeyen, sokakta zile basmadan "anneee su atsanaa" diye bağıran çocukların yerini yeni tablet beyinler aldı. İnsanlarla konuşmasını bilmeyen, sokağa çıksa çevrede birçok çocuk olmasına rağmen sıkılıp 5 dakika sonra eve dönmek isteyen çocuklar… İçlerinde hiçbir kötülük olmadan hayal güçleriyle oyun oynamak yerine kıyafet, araba tartışan çocuklar var şuanda. Kıyafetinin güzelliğini, arabasının modelini insanları değerlendirmede kullanan çocuklar… Her gördüğünü isteyen ama bir türlü tatmin olmayan çocuklar… Bir araya geldiklerinde oyun skorlarıyla birbirlerine hava atmaya çalışan çocuklar… 
 

 Çocukların suçu yok, zaten hiç olmadı. Onlara bunu sözde "büyümüş" insanlar yaptı. Onlara merhameti değil aşağılamayı öğrettiler. Sevgiyi değil nefreti, yardımseverliği değil kibri öğrettiler. Çocukları ve çocukluk adı altında yatan masumiyeti kirlettiler. Üstü kirlenmesin, sesi çıkmasın diye diye anne babaları yaptı bunu. Peki sonra ? Bir veli toplantısıyla aklı başına gelen anne babalar daha doğru sandıkları şeyi yaptılar ve çocuğun elinden kendi elleriyle verdikleri bütün hayatını almaya çalıştılar. Sonra da psikolojisi bozuk, isyankar bir nesil… Hep daha ne kadar kötü olabilir diye düşünürüz ve daha kötüsü olur ya umarım bu sefer öyle olmaz.

1 Comment

  1. "Koşuyor altı yaşında bir oğlan, uçurtması geçiyor ağaçlardan, siz de böyle koşmuştunuz bir zaman. Çocuklara kıymayın efendiler."
    Nazım Hikmet

Yorum bırakın

Your email address will not be published.

Eleştiri Kategorisinde Son Yazılar

Sönen Kıvılcımlar

Kaybolan Kıvılcımlar     Bence bir ülke kendini her alanda geliştirmek ve refah seviyesini artırmak istiyor ise

Hala Umut Var

     Yaşamak yaşatmaktır bence. Hele de şu durumda kötüler kana susamışken, günahsız masum oyundan başka derdi

Kara Bulut ve Güneş

    Şiddet olayları bu aralar haberlerde hiç eksik olmuyor. Gündem sürekli kavga gürültünün çevresinde dönüyor. O