kitap tavsiyesi
Kitap Tavsiyesi

Yazarlarımızdan 2020 Yılında Okunacak 8 Kitap Tavsiyesi

Okuma Süresi 13 Dakika
1

Yeni yıla girerken Parlak Jurnal yazarları olarak sizlere birkaç kitap tavsiye etmek istedik. Ülkemizdeki okuma oranının binde bir olduğunu göz önüne aldığımızda, bu rakamın vahim sonuçlar doğurduğunun farkındayız. Yazar ekibimizden gönüllü olanlar olarak, bir adet kitabı kısaca sizlere tanıtmak ve bir alaka uyandırmak amacıyla bu yazıyı kaleme aldık. 2020 yılının size mutluluk ve üretkenlik getirmesi dileğiyle:

Afrikalı Leo – Amin Maalouf

Ekrem: Bazı romanlar kurgudur evet, ama tarihteki boşlukları olaylarla doldurarak anlatır. Öyle bir doldurur ki tarihsel gerçeklere zarar vermeden, gerçek sanırsınız. Ama bunlar sadece yazarın hayal gücü ile gerçek karakterlerinin o zamanki yaşamının tarihsel olaylar çerçevesinde nasıl olduğunu hayal etmesidir. İşte Afrikalı Leo da bu romanlardan biri. Hasan el-Vezzan isimli gerçek bir şahsiyetin hayatını anlatan bu kitap birçok tarihsel noktaya değinerek olayların nasıl o boyutlara geldiğini anlamamıza yardımcı oluyor. Bu kitapta da Afrika’dan Avrupa’ya, Orta Doğu’dan Osmanlıya birçok yerdeki olayların nasıl o hale geldiğini anlayabilirsiniz. Tarih konuşurken şahsen bu kitap birçok yerde örnekler verebilmemi sağlıyor. Benim tavsiyem budur.

Afrikalı Leo Kitap İncelemesi yazımız için buraya tıklayabilirsiniz (yeni sayfada açılır).

Kanadı Kırık Kuşlar – Ayşe Kulin

Fatma: Ayşe Kulin’in kaleme alıp 2016 yılında yayınladığı bu romanda, beni kendine çeken en temel faktör kitabın ismi oldu. Çünkü etrafımız bir sürü parçasını bir yerlerde bırakıp hayata devam etmeye çalışan insanlarla dolu.

Bu kitap ne kadar kurgulanmış bir eser olsa da içinden geçtiği dönemi size gerçekçi ve tarafsız bir bakış açısıyla sunuyor. Tarihte yaşanan olaylar onları yaşayanlarla daha anlamlı oluyor çünkü. Gerçekliği biraz da bizde bıraktığı izde kalıyor.

Roman aslında Nazi döneminde Almanya’dan Türkiye’ye gelen, sığınan ve o dönemde yeni bir eğitim sistemi ile açılan fakültelerde görev yapan Yahudi asıllı bir Patoloji profesörünün ve ailesinin hayatı etrafında geçiyor. Ve okuduğunuz her sayfada sizi farklı duygulara sürüklüyor. Çünkü gelen insanların kendilerini zamanla Türkiyeli ve Türk olarak gördüklerini, aynı ülküleri paylaştıklarını görüyorsunuz. Din, dil ayrımı olmaksızın bayramlarını, özel günlerini, acılarını bir arada yaşayabildiklerini görüyorsunuz. Bir zamanlar böyle bir halk iken her geçen gün artan dejenerasyonları seriyor bu kitap önümüze.

Ne farkı var ki insanın özgür olmadığı müddetçe yaşadığı ülkenin. Dil, din, ırk kimliği olmaksızın fikirleriyle barınabildiği yer insanın yurdudur. Bunu kaybettiğiniz an; fikirlerimizin, dinlerimizin, ırkımızın bir değer olarak değil bir ayrışma nedeni olarak öne sürüldüğü an kim nerde olursa olsun kanadı kırılıyor ve esir oluyor.

Bu roman bize hem keyifli hem de çarpıcı biçimde bu sosyal sorunu anlatmış oluyor. Verdiği mesajlar nedeniyle de okurlara çok güzel bakış açıları sunduğu fikrindeyim. İyi okumalar…

Suyu Arayan Adam – Şevket Süreyya Aydemir

Nihat: Geçmişi anlayabilmenin çeşitli yolları vardır. Bunların başında tarih bilmek gelir. Fakat tarih size her zaman derinlikli bilgi sunmayabilir. Resmi tarih yazımı çoğu zaman duygulardan, düşüncelerden ve insan psikolojisinden arındırılmıştır. Fakat insanlık tarihinin merkezinde insanlar bulunmaktadır. Dönemlere ait savaşları veya siyasi olayları bir tarih kitabı size anlatabilir. Fakat insanların kafasındaki düşünceleri nasıl öğrenebiliriz? Yahut bireyin kafasındakileri anlamadan geçmişi gerçekten anlayabilmiş sayılabilir miyiz? Tabi ki sayılamayız. İşte bu sebeple otobiyografik kitaplar çok değerlidir.

Bu yüzden Şevket Süreyya Aydemir’in Suyu Arayan Adam isimli otobiyografik romanı çok önemli bir eser olarak karışımıza çıkıyor. Anadolu halkının durumunu, askerlerin fikir yapılarını, dini düşünceleri, dönemin Türklük ve Turan ideallerini, eğitimsel sorunları, İttihatçı düşünceleri, sosyalizmin döneme yansıttığı fikirleri, savaşları, Cumhuriyet’in erken dönemlerini ve en önemlisi dönemin bakış açılarını bize sunuyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun etkileyici rüyasından Türklük ve Turancılığa, oradan sosyalistliğe doğru Rusya’ya, en son tekrar Anadolu topraklarına dönüş ve yolunu Türk inkılabına adayış… Savrularak yaşanmış bir hayata bunca şey sığdıran Şevket Süreyya Aydemir, bireylerin düşünce dünyasına girebilmenizi ve bu sayede geçmişi anlayabilmenizi sağlıyor. Suyu Arayan Adam isimli bu kitabı herkese tavsiye ediyorum.

Şehvetiye Tarikatı – İsmail Saymaz

Abdullah: Gazeteci yazar İsmail Saymaz’ın kaleminden çıkan Şehvetiye Tarikatı, 2019 yılında en beğendiğim ve herkese okumasını önerdiğim bir kitap. Kitap Türkiye’deki tarikatları inceleyen ve özellikle tarikat şeyhleri ile müritlerin arasında geçen, bu kadar da olmaz artık dedirten cinsten cinsel ve fiziki olayları konu alıyor. Metastaz kitabı ile birlikte ülkedeki cemaatlerin arka yüzlerini gösteren güzel bir kitap. Şehvetiye tarikatını okurken çok güldüm ama maalesef ağlanacak halimize..

Kitap ülkemizde yaşayan insanların bilgisizliğinin bazı kesimler tarafından nasıl kullanıldığını tüm çıplaklığı ile göz önüne seriyor. Şehvetiye Tarikatı’nı siyasi-politik inceleme tarzı kitaplar okumayı seven arkadaşlara şiddetle öneririm.

İçimizdeki Şeytan – Sabahattin Ali

Emira: Ben bu yıl için önereceğim kitabı kendi kültürümüzden seçmek istiyorum. Bizim ne kadar değerli yazarlarımız olduğunu görmek istiyorsak Sabahattin Ali okumak bence iyi bir seçenek. Ve ben de en sevdiğim kitabı olan İçimizdeki Şeytan’ı öneriyorum. Çünkü sıkılmadan, elinizden bırakmak istemeyeceğiniz ve aynı zamanda size bir şeyler kazandırdığını hissedeceğiniz romanlardan biri. Eğer kafanızı dağıtıp başka dünyalara gitmek istiyorsanız ve bunu yaptığınızda vakit kaybetmiş gibi hissetmek istemiyorsanız İçimizdeki Şeytan kitabını okuyabilirsiniz. Kendinizden, karşınızdakinden ve birçok tanıdığınız insandan çok şey bulacağınıza eminim. İçimizdeki şeytan gerçekten var mıdır, yoksa bu bizim üstümüzdeki sorumluluktan kurtulmak için uydurduğumuz bir şey midir?  İyi okumalar…

İçimizdeki Şeytan Kitap İncelemesi yazımız için buraya tıklayabilirsiniz (yeni sayfada açılır).

Tıbbın Öyküsü – Cumhur Ertekin

Beyza: Nöroloji anabilim dalında profesör olan Cumhur Ertekin’in kaleminden çıkan Tıbbın Öyküsü, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları Bilim Akademisi Serisi’ne ait bir eser. Kitapta 21.yy tıbbının geldiği noktaya temel oluşturan tarihi gelişmeleri, ilkel komünal toplumlardan 20.yy’a kadar dönemlere ayırarak teker teker incelenmiş halde bulabilirsiniz. Üstelik yalnızca tıbbın bir alanına odaklı ilerlemeyen eserde mikrobiyolojiden genetiğe hatta psikiyatriye kadar pek çok bilimin gelişimsel sürecini incelemek mümkün. Tababetin gelişimine dair bir çizimle başlayan eser, yazar tarafından büyük bir tarihi ve kültürel birikimin sonucu bizlere sunulmuştur. Tarihe ve tıbba ilgi duyan herkesin severek okuyacağına eminim.

Zamanın Kısa Tarihi – Stephan Hawking

Nurullah: 2019 Şubat tatilimi dolduran bu kitabı size tekrar sunma heyecanını yaşıyorum.  251 sayfalık kitap, o ufak hacmiyle yaşadığımız sonsuzluğu kaplamayı başarıyor. Size düşen ise bunu hayranlıkla seyretmek.

Gerçekten de anlaşılması bir hayli zor olan evrenin başlangıcı, kara delikler, uzay-zaman gibi konular herkesin bir şekilde anlayabileceği seviyeye indirgenmiş. Ancak yine sizin bir miktar temel fizik bilginize ve biraz araştırmacı kimliğinize ihtiyaç duyuyor. Bu açıdan sizi de olayın içine dahil ettiği söylenebilir. Aktif bir okumayla çok zevk alacağınız bu eseri en kısa zamanda okuduğunuz kitaplar listenize eklemenizi kesinlikle tavsiye ederim.

Ve son olarak, eğer evrenin diğer ucunu görmek istiyorsanız sanırım S. Hawking size bu konuda yardımcı olabilir.

Zamanın Kısa Tarihi Kitap İncelemesi yazımız için buraya tıklayabilirsiniz (yeni sayfada açılır).

İmparatorluğun İlk Günü – Beyazıt Akman

Onur: Fatih Sultan Mehmet’in bizzat kendisinin çağırttığı Venedikli dük Alberto Balbi’nin kendi günlüğünden ve yazarın yaratıcılığından oluşan oldukça faydalı bir romandır. Elbette roman olduğu için hayal ürünü içeriyor ancak bu durum gerçekliğe en yakın romanlardan diyebiliriz. Yine kaynakçasında da yazarın yıllar boyu okuduğu tarihi makalelerin bir sonucu olarak eserin oluşturulduğunun görülmesi de bu anlamda pozitif etki oluşturmakta. Oldukça da akıcı bir dili olduğunu söylemek mümkün. Ancak yazarının geçmişi hakkında pek bilgim yok. Eserleri güzel fakat yine de öneri bazında kişisel geçmişine de bakmayı öneririm.

Mutlu yıllar…

1 Yorum

  1. Bende 2019 yılında okuduğum kitaplardan en beğendiğim üç tanesini tavsiye etmek ederim naçizane:

    1. Sapiens – Yuval Noah Harari

    2. İnsanın Anlam Arayışı – Viktor Frankl

    3. Hayatın Kaynağı – Ayn Rand

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz kimseyle paylaşılmayacaktır.

Önceki Yazı

Studium ve Punctum

ben, kirke
Sonraki Yazı

Ben, Kirke Kitap İncelemesi – Madeline Miller

Blog Kategorisinde Son Yazılar

Dem-i S’onsuzluk

Gözünü kapatınca fark etti içinde bir can taşıdığını. Kendi canından bir can.